Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

7 Eylül 2014 Pazar

PRATİK İNGİLİZCE; KONUŞTUKÇA KONUŞASIN GELSİN...

Bir çok kişi dil öğrenmeyi bir sözel dersi, mesela tarih dersini öğrenir gibi okuyup ezberlemekle yapabileceklerini düşünür. Bu son derece yanlış ve faydasız bir açıdan bakmak demektir. Zaten yabancı dil, bir ders olarak sunuluyorsa dahi, ders değil, iletişim aracıdır.
 Konu, bir dil öğrenmek ise, farklı bir açıdan bakmak gerekir. İnsanlar konuşma yetisiyle doğarlar. Bir kişi bebeklikten itibaren anne ve babasından öğrendiği kelimelerle kendi ana dilini konuşabilir hale gelir. Yani insanlarda var olan dil öğrenme kabiliyeti, ancak konuşarak gerçeğe yansıyabilir. Bebekler, ve çocuklar kendi dillerini konuşabilmeyi dil bilgisi kitaplarıyla veya testlerle ögrenmezler. Bilakis öğrendikleri basit cümleleri ufak ufak kendilerini ifade etmeye, çevresinde konuşulanları anlamaya ve bir iletişim kurmaya çalışarak başarırlar. Bu yetenek yetişkinliğe geçildiğinde, çocukluktaki kadar olmasada kaybolmaz. Öyleyse ikinci bir dili öğrenmenin bundan çokta farklı olmasını bekleyemeyiz.
 Bir dili öğrenmenin amacı onu iletişim kurmada kullanmak için olmalıdır. Sınavları geçmek veya bir sertifika almak için İngilizce ögrenen, daha doğrusu öğrenmeye çalışan kişi, dil öğrenmede gerçek anlamda başarıya ulaşamaz. Ders verdiğim öğrenciler genellikle ilköğretim gördükleri için, bu hatırlatmaları sık sık yapmak durumunda kalıyorum. Ne yazık ki çoğu zaman, sınavdan geçer not aldıkları halde ingilizce bilmediklerini farkedince, ne demek istediğimi anlıyorlar. Yani ''my name is...'' diyebilmek yetmiyor. Diyalaok kurabilmek için doğaçlama, doğaçlama yapabilmek için de ezberlenmiş teknik bilgiden fazlası gerekiyor.
 İnglizce konuşabilmek için öğrenilen kadarını kullanarak bir iletişim çabası içerisinde olunmalıdır. O öğrenilen kadarı ise sürekli artmalıdır. Unutmayın ki bu iş için bir yol bulup o yolu açmadan, istediğiniz hedeflere doğrudan ulaşamazsınız. 
 Okullardaki dil öğretiminin başarısızlığının da nedeni budur aslında. Mesela kimse dans kitapları okuyarak, veya da sadece dans edenleri seyrederek güzel bir şekilde dans etmeyi öğrenemez. Ahenkle ve estetik bir şekilde dans edebilmek için sadece izlemek veya okumak değil DANS etmek gerekir. Bir dili konuşabilmek ve gerçek anlamda öğrenebilmek içinde KONUŞMAK gerekir. 
 Hiç kimse ilk etapta sizden akıcı bir dil kullanmanızı beklemez zaten. Bundan korkup konuşmaktan veya iletişim kurmaktan çekinmenize gerek yok. Bilakis konuşurken hata yapsanız dahi insanları gayretinizle etkileyebilirsiniz ve basamak basamak kat ettiğiniz ilerlemeyi kendiniz gördükçede yaptığınız işten keyif alıp, kendinizi daha fazla motive edebilirsiniz. 
Öz olarak, yabancı dil öğrenimi boyunca istediğiniz hızda ilerlemeniz için pratik yapmanız ciddi bir önem taşır.
Üşenmeyin, ''benden olmaz'' demeyin. Yapmanız gerek şey;
 Konuşmak kadar kolay...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder